Taksirle Yaralama Suçu Avukatı

Mersin’de faaliyet göstermekte olan Denizcioğlu Hukuk Bürosu, ceza hukukunda ceza avukatının görevinin ciddiyetinin farkında olup, bu sorumluluk bilinci ile çalışmaktadır. Büromuz, ceza davaları konusunda yılların getirdiği bilginin ve deneyimin çerçevesinde müvekkillerimizi en etkili sonuca ulaştıracak avukatlık hizmetini sağlamaktadır.

Taksirle Yaralama Avukatı

Kast, bilme ve isteme olmak üzere iki temel unsurdan meydana gelmektedir. Bilme, fiilin nasıl neticeleneceğini bilmek, isteme ise bilinen ve öngörülebilecek olan bu neticenin istenmesi olarak tanımlanabilir. Özetle bir suçu kasten işleyen bir kimse fiilinin neden olabileceği neticeleri hem bilmekte hem de istemektedir.

Taksir ise dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranılmasıdır. Ancak burada kastın iki temel unsurundan her ikisinin veya isteme unsurunun yokluğu söz konusudur. Bu halde taksir, basit(adi) taksir ve bilinçli taksir olmak üzere ikiye ayrılmaktadır.

Basit(adi) taksirde hem bilme hem de isteme unsurlarının yokluğu söz konusudur. Örnek olarak, ıssız ve insan olma ihtimali çok zayıf olan bir yerde ava giden bir şahıs çalıların arkasından ses gelmesi üzerine tüfeği ile çalılara doğru ateş edip sonrasında orada aslında bir insanın olduğunu anlarsa bu şahsın durumu basit(adi) taksire örnek olabilecektir.

Bilinçli taksirde ise fail tarafından öngörülüp bilinebilecek ancak gerçekleşmesi istenmeyen bir neticenin failin kendi yeteneklerine veya şansına fazla güvenmesi nedeniyle kuralları ihlal etmesi ile fiili işlemesidir. Burada bilme unsuru tam olsa da isteme unsuru yoktur. Örnek olarak, 30 yıllık şoförüm diyerek sollama yasağı olan yerde sollama yaparak kazaya sebebiyet veren kimsenin fiili bu kapsamdadır.

Son olarak isteme unsurunun tam olmasa da varlığı söz konusu ise, mesela kişi fiilin öngörülen ve bilinen neticesi için ‘’olursa olsun’’ mantığıyla hareket ediyorsa, olası kastın varlığı söz konusu olabilmektedir. Olası kast ile bilinçli taksir arasında teoride net bir ayrım olsa da uygulamada sıklıkla birbirine karıştırılabilmektedir.

Ceza hukukumuzda bir suçta kural olarak kastın varlığı aranırken istisnai olarak taksir halinde de suç oluşabilmektedir. Yani bir suçun taksirle işlenebilmesi ancak kanunda açıkça belirtilmesi durumunda mümkün olabilmektedir.

TCK m.89’da düzenlenen taksirle yaralama suçu trafikte, iş ortamında, hekim müdahalelerinde ve hatta ev ortamında dahi karşılaşılabilen günlük hayatın içinde sıklıkla rastlanan bir suç tipidir.

TCK m.89, ‘’ Taksirle başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.’’ düzenlemesine yer vermiş olup, suçun temel şeklini düzenleyen bu madde kapsamında olan ve basit(adi) taksirle işlenen fiillerin takibi şikayete bağlıdır. Yani bu madde kapsamda bir suçun varlığı halinde kolluk, savcılık ve diğer adli makamlar re’sen(kendiliğinden) harekete geçmeyecek ve ancak mağdurun veya duruma göre suçtan zarar görenin şikayeti üzerine soruşturma ve kovuşturmaya başlanacaktır.

Ancak taksirle yaralama suçunun bilinçli taksir ve TCK m.89’un 2. ve devamındaki fıkralarında düzenlenen nitelikli halleri bakımından suçun soruşturulması ve kovuşturulması şikayet aranmaksızın re’sen(kendiliğinden) yapılmaktadır. Taksirle yaralama suçunun düzenlendiği 89.maddenin 2.fıkrasında düzenlenen söz konusu nitelikli haller şu şekildedir:

Taksirle yaralama fiili, mağdurun;

Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına,
Vücudunda kemik kırılmasına,
Konuşmasında sürekli zorluğa,
Yüzünde sabit ize,
Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma,
Gebe bir kadının çocuğunun vaktinden önce doğmasına,

Neden olmuşsa, birinci fıkraya göre belirlenen ceza, yarısı oranında artırılır. Yani 3 aydan 1 yıla kadar olan ceza makası 4.5 aydan 1.5 yıla kadar genişlemektedir.

Aynı maddenin 3.fıkrasında ise hukuka aykırılığı yukarıda sıralanan nitelikli hallere göre daha ağır olan bir takım nitelikli hallere yer verilmiş ve bu hallerde söz konusu ağırlığın doğal bir sonucu olarak daha ağır bir yaptırımla cezalandırılmaktadır. Bahsi geçen nitelikli haller:

Taksirle yaralama fiili, mağdurun;

İyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girmesine,
Duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine,
Konuşma ya da çocuk yapma yeteneklerinin kaybolmasına,
Yüzünün sürekli değişikliğine,
Gebe bir kadının çocuğunun düşmesine,

Neden olmuşsa, birinci fıkraya göre belirlenen ceza, bir kat artırılır. Yani 3 aydan 1 yıla kadar olan ceza makası 6 aydan 2 yıla kadar genişlemektedir.

Son olarak taksirle yaralama suçunu oluşturan fiilin birden fazla kişinin yaralanmasına neden olması halinde 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmaktadır.

Gerek mağdurun uğradığı zararın tam anlamıyla karşılanabilmesi için gerekse de failin istemeden sebebiyet verdiği zarar nedeniyle karşı karşıya kaldığı ciddi yaptırımlardan kurtulabilmesi için bir ceza avukatının yardımının alınması tavsiye edilmektedir.

Şikayet dilekçesinin ve eklerinin hazırlanıp, şikayet başvurusunun yapılması
Kollukta ve Savcılıkta ifade alınması sırasında hazır bulunulması
Savcılıklarca verilen ‘’takipsizlik (Kovuşturmaya Yer Olmadığına dair Karar) kararları’’na itiraz edilmesi
Sulh Ceza Mahkemelerinde sanık müdafi ve müşteki-katılan vekili olunması
Asliye Ceza Mahkemelerinde sanık müdafi ve müşteki-katılan vekili olunması
Ağır Ceza Mahkemelerinde sanık müdafi ve müşteki-katılan vekili olunması
‘‘Tutuklama kararları’’ ve ‘‘Koruma Tedbirleri’’ne itiraz edilmesi
İstinaf ve Temyiz dilekçelerinin hazırlanması
Cezaevinde tutuklu ve hükümlü ziyaretleri yapılması
İç hukuk yolları tüketilmiş olan dosyalar için ‘’Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru’’ ve sonrasında ‘’Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne bireysel başvuru’’ yapılması

Mersin’de çalışmalarına devam eden Denizcioğlu Hukuk Bürosu’na ve ceza avukatı kadromuza iletişim sayfamızdan ulaşabilirsiniz.

Makaleler

Mersin Şantaj Suçu Avukatı

Taksirle Yaralama Suçu Avukatı