Sözleşme Hukuku

Sözleşme Hukuku Avukatı

Mersinde faaliyet gösteren Denizcioğlu Hukuk Bürosu, Mersin sözleşmeler hukuku avukatı olarak sözleşmelerinin hazırlanması başta olmak üzere şartları bulunmakla birlikte sözleşmelerin feshi, sözleşmelerin iptali, sözleşmelerin icrası ve sözleşmelerle ilgili her alanda danışmanlık hizmeti verilmektedir.

Sözleşmeler Hukuku Avukatı
1-Sözleşme nedir?
Sözleşme en az iki tarafın katılımıyla ortak bir irade ile yapılan hukuki bir işlemdir. Türk Borçlar Kanunu’na göre sözleşme tarafların iradelerini karşılıklı ve birbirine uygun olarak açıklamaları ile kurulur irade açıklaması ise açık veya örtülü olabilir.
2-Sözleşmenin unsurları
Sözleşmelerin iki önemli unsuru vardır. Bunlardan ilki esaslı(ana) unsurlardır. Bu unsurlar yapılan sözleşmenin temelidir ve sözleşmede muhakkak anlaşılması gerekir. Esaslı unsurlar da sübjektif esaslı unsurlar ve objektif esaslı unsurlar olarak ikiye ayrılmaktadır. Objektif esaslı unsur kanunda belirtilen sözleşmenin esas noktasıdır. Sübjektif esaslı unsur ise kanunda esas unsur olarak görülmeyen ancak tarafların iradeleri ile esaslı nokta haline getirdiği husustur. Diğer unsur ise ikinci dereceden(yan) unsurlardır. Bunlar ise sözleşmede esas noktaya bağlı edimlerdir. Söz konusu yan unsurlar mevcut sözleşmeye ve sözleşme ile yapılmak istenen hususa bakılarak belirlenir. Mesela tarafların anlaşarak ortaklaşa fabrika kurma iradesi ile kurdukları bir fabrikada fabrika binasını sağlama borcu esas unsuru oluştururken kullanılacak olan makina gibi eşyaları sağlama borcu ve bunun gibi esas unsur dışı kalan edimler ikinci dereceden(yan) unsurlardan sayılacaktır. Taraflar ilk önce esaslı unsurlar üzerinde anlaşarak sonradan yan unsurlar üzerinde anlaşmak üzere bir sözleşme yapabilirler. Bu durum ise TBK m. 2/1’de taraflar sözleşmenin esaslı noktalarında uyuşmuşlarsa, ikinci derecedeki noktalar üzerinde durulmamış olsa bile, sözleşme kurulmuş sayılır düzenlemesiyle açıkça belirtilmiştir. Sözleşme, esaslı unsurlar üzerinde anlaşarak ve fakat yan unsurlarda bir anlaşma yapılmadan kurulmuş ancak sonrasında yan unsurlar konusunda taraflar uyuşmazlık içerisine düşmüşse uyuşmazlığın nasıl çözüleceği, TBK m. 2/2’de yan unsurlarda uyuşulamazsa hâkim, uyuşmazlığı işin özelliğine bakarak karara bağlar ifadelerine yer vererek düzenlenmiştir.
3-Sözleşmenin kurulması
Sözleşmenin kurulması özgür bir irade ile karşı taraf veya taraflara iletilen öneriye diğer taraf veya tarafların özgür iradesi ile onay vermesiyle olur. Öneri, sözleşmenin esaslı unsurlarını içeren kesin ve bağlayıcı irade beyanıdır. Eğer bir beyan esas unsurları içermiyor, kesin ve bağlayıcılığı da yoksa bu bir öneri değil öneriye davettir. Mesela telefonumu sana 1200tl ye satayım bir öneri iken telefonumu satmayı düşünüyorum gel pazarlık yapalım bir öneriye davettir. Kabul ise önerinin içeriğinin onaylandığını ve öneriye bağlanıldığını belirten irade beyanıdır bu işlem açık veya örtülü olarak yapılabilir.
A-Öneri Çeşitleri
aa-Süreli Öneri: Bu öneri çeşidinde taraf bir süre belirleyerek karşı tarafa önerisini iletmektedir. Verilen sürenin sonunda kabul beyanı verilmez ise öneri reddedilmiş sayılır.
bb-Süresiz Öneri
bb.1.Hazır Olanlar Arasında: Bu öneri çeşidinde hazır durumdadır bir telefon görüşmesinde bulunan veya masada beraber oturan kişiler gibi bir taraf diğerine bu görüşme esnasında süresiz olarak bir öneride bulunmaktadır. Burada diğer taraf öneriyi hemen kabul etmez ise öneri reddedilmiş sayılmakta ve bağlayıcılığı kalmamaktadır.
bb.2.-Hazır Olmayanlar Arasında: Bu öneri çeşidinde ise hazır olmayan taraflardan birisi bir diğerine süresiz bir öneride bulunmaktadır mesela bir tarafın diğerine e-mail yolu ile öneride bulunması gibi Bu ise öneride bulunanı makul bir bekleme süresince bağlar bu makul süre içerisinde kabul beyanı iletilmez ise öneri reddedilmiş sayılır ve sözleşme kurulmaz.
Zamanında gönderilen bir kabul beyanı öneride bulunan tarafa geç ulaşır ise Öneride bulunan bağlı kalmamak istediğini derhal kabul beyanını iletene bildirerek sözleşmenin kurulmasını engelleyebilir.
B-Kabul Çeşitleri
aa-Açık Kabul: Tarafın özgür iradesi ile öneriyi kabul etmesi veya sözleşmeye bağlı gibi hareket etmesidir.
bb-Örtülü Kabul: Bu ise TBK md 6 da açıkça Öneren, kanun veya işin özelliği ya da durumun gereği açık bir kabulü beklemek zorunda değilse, öneri uygun bir sürede reddedilmediği takdirde, sözleşme kurulmuş sayılır düzenlemesiyle açıklanmıştır.
C- Hazır olmayanlar arasında kurulan sözleşmenin hüküm anı
Bu sözleşmenin hüküm anı TBK m.11’e göre kabulün gönderildiği andan başlayarak hüküm doğurur.
Açık bir kabulün gerekli olmadığı durumlarda, sözleşme önerinin ulaşma anından başlayarak hüküm doğurur. Belirtilmiştir
D-Öneri Ve Kabulün Geri Alınması
TBK m. 10 da bu husus – Geri alma açıklaması, diğer tarafa öneriden önce veya aynı anda ulaşmış ya da daha sonra ulaşmakla birlikte diğer tarafça öneriden önce öğrenilmiş olursa, öneri yapılmamış sayılır.
Bu kural, kabulün geri alınmasında da uygulanır, denerek öneri ve kabulün nasıl geri alınacağı açıklanmıştır.
4-Sözleşmenin Şekli
Sözleşmeler kanunda öngörülmedikçe veya taraflar bir şekil şartı koşmadıkça bir şekle bağlı değildir. Tarafların şart koşacağı bu sözleşme şekli ise kanuna uygun olmalıdır. Kanunda öngörülen şekil şartları sözleşmenin geçerlilik şartıdır. Herhangi bir şekilde öngörülen şekle uyarak yapılan bir sözleşmede bir değişiklik yapılmak istenirse tekrar bu sözleşme şekline uymak gerekir.

A-Yazılı Şekil
Kanunda yazılı olarak yapılması öngörülen sözleşmenin geçerli olabilmesi için yazılı olarak yapılması gerekir ve daha sonra yapılan bu yazılı sözleşme üzerinde yapılacak değişikliklerin geçerli olabilmesi için de yazılı şekle uyularak sözleşme değişikliğinin yapılması gerekir. Ancak TBK m. 13/1’de belirtildiği gibi sözleşmenin aslıyla çelişmeyen tamamlayıcı yan hükümler yazılı şekle uyulmayarak eklenebilir. Bu kurallar yazılı şekil dışı öngörülen şekiller içinde geçerlidir.

aa-Yazılı Sözleşmenin Unsurları:
Yazılı olarak yapılan sözleşmelerde sözleşmenin hüküm doğurabilmesi için tarafların imzalarının bulunması gerekir. Ayrıca TBK 14/2 gereği Kanunda aksi öngörülmedikçe, imzalı bir mektup, asılları borç altına girenlerce imzalanmış telgraf, faks teyit edilmiş olmaları kaydıyla veya buna benzer iletişim araçları ya da güvenli elektronik imza ile gönderilip saklanabilen metinler de yazılı şekil yerine geçer.

aa.1.-İmza:
Sözleşmenin hüküm doğurabilmesi için borç altına giren tarafın imzayı birebir kendisinin atması gerekir ve güvenli e-imza da el ile atılan imzanın bütün hükümlerini doğurur. İstisnası ise TBK 15/2’de İmzanın el yazısı dışında bir araçla atılması, ancak örf ve âdetçe kabul edilen durumlarda ve özellikle çok sayıda çıkarılan kıymetli evrakın imzalanmasında yeterli sayılır denerek belirtilmiştir. Görme engellilerin imzasının geçerliliği ise eğer talep etmişse şahit bulunmasına eğer şahit talep etmemişse kendi eliyle normal bir şekilde imza atmasına bağlıdır.
Okuma yazma bilmemek gibi sebeplerle el ile imza atamayanlar ise usulüne göre onaylanmış olmak koşuluyla parmak izi, el izi veya bir mühür kullanabilirler. Bu işaretlerde el ile imzanın doğuracağı hükümleri aynen doğuracaktır. Ancak kambiyo senetlerine ilişkin hükümler kanun gereği saklıdır.
B-İradi Şekil
Kanunen şekle bağlanmamış bir sözleşme taraflarca kararlaştırılarak bir şekle sokulabilir. Mesela kanunen yazılı olması gerekmeyen bir sözleşmenin taraflarca kararlaştırılarak yazılı olması şeklinin şart koşulması gibi taraflar eğer bu koşula uymazlar ise sözleşme geçersiz olacaktır. Ayrıca herhangi bir belirleme yapılmaksızın yazılı şekil kararlaştırılmışsa TBK m. 17/2 gereği TBK’nın yazılı şekle ilişkin kuralları (m. 13-16) uygulanacaktır.

5-Ön Sözleşme
Ön sözleşme hakkındaki kurallar TBK md 29’da açıkça ”Bir sözleşmenin ileride kurulmasına ilişkin sözleşmeler geçerlidir. Kanunlarda öngörülen istisnalar dışında, ön sözleşmenin geçerliliği, ileride kurulacak sözleşmenin şekline bağlıdır.” denerek belirtilmiştir
6-Sözleşme Özgürlüğü:
Sözleşme serbestisi, TBK’da sözleşmeler hukukunda hakim olan ilkedir. Bir kimse dilediği bir kimse ile sözleşme yapar ve bu sözleşmede dilediği taraf olur veya sözleşme yapmaz. Sözleşmeyi istediği şekilde yapar. Sözleşmenin içeriğini ve konusunu dilediği gibi tayin eder. Sözleşmenin türünü dilediği gibi seçer. Ve dilediği zaman sözleşmeyi sona erdirir. Ancak bu özgürlüğün bir çerçevesi ve sınırı vardır. Bir sözleşmede dilediği kimseyi seçmede sınır TMK’nın ehliyete ve temyiz kudretine ilişkin maddelerdir. Şekil özgürlüğünde sınır, kanunun öngördüğü ve emrettiği şekillerin söz konusu olduğu durumlardır. Mesela taşınmaz satımı için sözleşmenin sadece tapu dairesinde memur huzurunda yapılabilmesi. İçeriğe ve konuya ilişkin sınır, TBK m. 27’de düzenlenen içeriğin kamuya, genel ahlaka ve kişilik haklarına aykırı olamayacağı ve konusunun ise imkansız olamayacağıdır. Dilediği vakit sona erdirmede ise sınır, TMK m. 2 dürüstlük kuralına uygun olması ve tarafın sözleşmeyi sona erdirmeye hakkının olması gereğidir. Ayrıca son olarak tarafların iradelerinin uyuşması ve ortak bir irade ile hareket etmeleri gerekir.
7-Sözleşmenin Geçersizlik Halleri
A-Yokluk: Bu geçersizlik halinde sözleşmenin kurucu unsuru yoktur. Mesela tarafların sözleşmenin esas noktasında anlaşmamış olmaları gibi burada bir sözleşme varolmamıştır.
B-Butlan:
aa-TAM BUTLAN: Bu geçersizlik halinde ise kurucu unsurları olan ancak bir sebep ile geçersiz olan bir sözleşme söz konusudur. Mesela ileri derece akıl hastası ile yapılan bir satım sözleşmesi örneğinde olduğu gibi burada sözleşmenin kurucu unsurları ve sözleşme vardır ve fakat akıl hastasının ehliyeti olmadığı için sözleşme hüküm doğuramayacak ve geçersiz kalacaktır. Bu geçersizlik sözleşme kurulurken var olabilir veya sonradan meydana gelebilir mesela bir satım sözleşmesi ile satılan bir eşyanın ülke genelinde satımının yasaklanması halinde artık borcun yerine getirilmesi imkansız olacağı için sözleşme hüküm doğurmayacak ve geçersiz kalacaktır.
bb-NİSBİ BUTLAN: Bu geçersizlik halinde ise sözleşmenin hükümlerinden bir kısmının hükümsüz olması söz konusudur. Eğer bu geçersiz hükümlerin olmaması sebebiyle en başta tarafların sözleşme yapmaya yanaşmayacakları açıkça anlaşılıyorsa sözleşme tam butlan ile geçersiz sayılacaktır. Bunun için somut olaya bakmak ve yorumlamak gerekmektedir.
C-İptal Edilebilirlik Halleri: Bu hallerde sözleşmenin tarafının iradesi sakatlanmaktadır veya içinde bulunduğu zor zamandan faydalanan karşı tarafın normalden daha fazla fayda sağlayacak şekilde sözleşme yapmasıdır. Bu durumlardan birine maruz kalmıs tarafa TBK belirli bir süre için sözleşmeyi iptal etme hakkı vermektedir. İptal sonucu sözleşme en baştan geçersiz sayılacaktır.
aa-İrade Bozuklukları
aaa.-Yanılma
Sözleşme kurulurken esaslı bir unsurda yanılan tarafın sözleşmeyle bağlı olmayacağı TBK md 30 da belirtilmiştir.Hangi hususların ise özellikle esaslı yanılma sayılacağı devamnda TBK md 31 ‘ de ”1. Yanılan, kurulmasını istediği sözleşmeden başka bir sözleşme için iradesini açıklamışsa .2. Yanılan, istediğinden başka bir konu için iradesini açıklamışsa. 3. Yanılan, sözleşme yapma iradesini, gerçekte sözleşme yapmak istediği kişiden başkasına açıklamışsa. 4. Yanılan, sözleşmeyi yaparken belirli nitelikleri olan bir kişiyi dikkate almasına karşın başka bir kişi için iradesini açıklamışsa. 5. Yanılan, gerçekte üstlenmek istediğinden önemli ölçüde fazla bir edim için veya gerçekte istediğinden önemli ölçüde az bir karşı edim için iradesini açıklamışsa. Basit hesap yanlışlıkları sözleşmenin geçerliliğini etkilemez; bunların düzeltilmesi ile yetinilir. denerek” Açıklamada yanılmanın ne zaman esaslı sayılacağı, TBK md 32’de ”Saikte yanılma, esaslı yanılma sayılmaz. Yanılanın, yanıldığı saiki sözleşmenin temeli sayması ve bunun da iş ilişkilerinde geçerli dürüstlük kurallarına uygun olması hâlinde yanılma esaslı sayılır. Ancak bu durumun karşı tarafça da bilinebilir olması gerekir” denerek saikte yanılmanın ne zaman esaslı sayılacağı TBK 33’de ise ”Sözleşmenin kurulmasına yönelik iradenin haberci veya çevirmen gibi bir aracı ya da bir araç tarafından yanlış iletilmiş olması hâlinde de yanılma hükümleri uygulanır.” denerek iletmede yanılma halinin nasıl olacağı belirtilmiştir.Bu yanılma hallerinde yanılan taraf yanıldığını öğrendiği zamandan itibaren bir yıl içerisinde sözleşmeyle bağlı olmadığını bildirmek veya verdiği şeyi geri istemek zorundadır yoksa sözleşmeyi onamış sayılacaktır.Sözleşmeyle bağlı olmadığını ise TBK 34 gereği TMK 2 dürüstlük kuralına uygun olarak bildirmelidir.Ayrıca karşı taraf yanılanın kast ettiği şekilde sözleşmenin kurulmasına razı olması halinde sözleşme iptal edilemez kast edilen şekilde kurulmuş kabul edilir.Ayrıca yanılan yanılmasında kusurlu ise sözleşmenin geçersizliğinden diğer tarafın uğradığı zararı gidermekle yükümlüdür ancak karşı taraf yanılmayı biliyor veya bilebilecek durumda ise tazminata hükmolunmaz
bbb-Aldatma
TBK 36 gereği sözleşmede bir taraf karşı tarafı bir konuda aldatmış ise bu aldatma sözleşmenin esaslı noktası hakkında olmasa bile aldatılan tarafa sözleşmeyi iptal etme hakkı vermektedir.Aldatmayı sözleşmenin tarafı yapabileceği gibi sözleşmeye taraf olmayan bir üçüncü kişide yapabilir.Bu durumda bu üçücü kişinin aldatmasını karşı taraf biliyor veya bilebilecek durumda olması halinde sözleşme iptal edilebilir.Son olarak bu durumda da aldatılan taraf aldatmayı öğrendiği zamandan itibaren bir yıl içerisinde sözleşmeyle bağlı olmadığını aldata bildirmez veya verdiği şeyi geri almazsa sözleşmeyle bağlı kalacaktı ancak sözleşmenin iptal edilmemiş olması aldatılanın tazminat isteme hakkına mani olmamaktadır.
ccc-Korkutma
Sözleşmenin taraflarından birisi diğer tarafın veya bir üçüncü kişinin korkutması sonucu sözleşme yapmışsa yaptığı bu sözleşme ile TBK md 37 gereği bağlı değildir.Korkutma varlığından söz edebilmek için gerekli koşul ise TBK md 38 de belirtilmiştir. Buna göre korkutulanın kendisinin veya yakınlarının kişilik veya malvarlığı haklarına karşı olası ve ağır bir tehlikenin var olması ve buna bağlı olarak korkutulanın korkmakta haklı olmasıdır.Ayrıca korkutanın var olan bir hakkını kullanmakla diğer tarafı aşırı zor durumda bırakmakla tehdit ederek aşırı menfaat sağlaması halinde de korkutmanın var olduğu TBK md 38/2 gereği kabul edilmektedir.
Bu halde de korkutmanın etkisinin geçtiği andan itibaren korkutulan taraf sözleşme ile bağlı olmadığını bir yıl içerisinde bildirmeli veya verdiği şeyi geri almalıdır yoksa sözleşmeyi onaylamış kabul edilir.Ancak sözleşmenin onaylanması halinde tazminat talep etme hakkı devam etmektedir.Son olarak Korkutan eğer bir üçüncü kişi ise ve diğer taraf korkutmayı bilmiyor veya bilebilecek bir durumda değil ise sözleşmenin iptali halinde somut olaya hakim bakar ve hakkaniyet gerektiriyorsa korkutulanın diğer tarafa belli bir tazminat ödemesine TBK md 37/2 gereği karar verebilir.
ddd-Gabin
TBK md 28’de açıkça ”Bir sözleşmede karşılıklı edimler arasında açık bir oransızlık varsa, bu oransızlık, zarar görenin zor durumda kalmasından veya düşüncesizliğinden ya da deneyimsizliğinden yararlanılmak suretiyle gerçekleştirildiği takdirde, zarar gören, durumun özelliğine göre ya sözleşme ile bağlı olmadığını diğer tarafa bildirerek ediminin geri verilmesini ya da sözleşmeye bağlı kalarak edimler arasındaki oransızlığın giderilmesini isteyebilir. Zarar gören bu hakkını, düşüncesizlik veya deneyimsizliğini öğrendiği; zor durumda kalmada ise, bu durumun ortadan kalktığı tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde sözleşmenin kurulduğu tarihten başlayarak beş yıl içinde kullanabilir.” denerek gabin ve gabine uğrayanın hakları belirtilmiştir.
eee-Muvazaa
Bu durumda taraflar bir sözleşme yapmıştır ancak sözleşme metninden ortak irade ile yapılan işlem tarafların hatası yüzünden veya kastlarından ötürü anlaşılmamaktadır. Bu durumda. Sözleşme metni değil tarafların ortak iradesi esas alınır. Örneğin tarafların bir bağış sözleşmesi yapma iradesi ile hareket ederek bir satış sözleşmesi düzenlemeleri halinde sözleşme metninden anlaşılan satış sözleşmesi geçerli sayılmayacak onun yerine ortak iradeleri olan bağış sözleşmesinin varlığı kabul edilecektir.
Mersin Sözleşmeler Hukuku Avukatı İçin Lütfen Bize Ulaşın
Mersin’de çalışmalarına devam eden Denizcioğlu Hukuk Bürosu’na ve sözleşmeler avukatı kadromuza iletişim sayfamızdan ulaşabilirsiniz.

Bize Ulaşın

  • Mahmudiye Mah. 4820 Sokak Soylu İş Merkezi No:2 Kat:3/36 Akdeniz - Mersin
  • +90 561 615 68 69
  • info@denizciogluhukuk.com