Hakaret Suçu Avukatı

Mersin’de faaliyet göstermekte olan Denizcioğlu Hukuk Bürosu, ceza hukukunda ceza avukatının görevinin ciddiyetinin farkında olup, bu sorumluluk bilinci ile çalışmaktadır. Büromuz, ceza davaları konusunda yılların getirdiği bilginin ve deneyimin çerçevesinde müvekkillerimizi en etkili sonuca ulaştıracak avukatlık hizmetini sağlamaktadır.

Mersin Hakaret Davası Avukatı

Türk Ceza Kanunu’nun ‘’şerefe karşı suçlar’’ başlığı altında TCK m.125’de düzenlenen hakaret suçu, kanun maddesinden açıkça anlaşılacağı üzere iki farklı surette işlenebilmektedir. Bunlar, bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat etmek ve sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldırmak olarak belirtilmiştir. Bu fiiller ise 3 aydan 2 yıla kadar hapis cezası veya adli para cezası ile cezalandırılmaktadır. Bu itibarla söz konusu düzenleme kişinin en önemli toplumsal değerleri olan şeref ve saygınlığın korunması amacıyla tahsis edilmiştir. Hemen belirtmek gerekir ki hakaret yalnızca sözlü olmayıp, kanunun lafzından da açıkça anlaşılacağı üzere ‘’somut bir fiil’’ yani bir davranış ile de işlenebilir. Mesela küfür anlamına gelen el ve kol işaret ve hareketleri de bu durumu oluşturabilmektedir.

Hakaret suçunun temel (basit) hali, takibi şikayete bağlı bir suç olup, mağdurun hakareti ve failin kimliğini öğrenmesiyle başlayan 6 aylık bir süre içerisinde şikayetin yapılması gerekmektedir. Zira bu süre içerisinde kullanılmayan şikayet hakkı kaybedilecektir. Mağdur, şikayet etmeden önce ölürse, veya suç ölmüş olan kişinin hatırasına karşı işlenmiş ise; ölenin ikinci dereceye kadar üstsoy ve altsoyu, eş veya kardeşleri tarafından şikayette bulunulabilir.

Hakaret suçunun basit şekliyle ilgili bir diğer konu ise uzlaştırma uygulamasıdır. Zira basit şekliyle hakaret suçu, yargılamanın yapılabilmesi için bir dava şartı olarak uzlaştırmaya tabi bir suçtur. Uzlaştırma neticesinde tarafların anlaşamadığını belirten tutanağın düzenlenmesinin ardından yargılamaya devam olunabilir.

Hakaret suçuyla ilgili bir diğer önemli husus ise hakaret fiilinin mağduru belirli veya belirlenebilir olmalıdır. Öte yandan hakaret suçunun işlenmesinde mağdurun ismi açıkça belirtilmemiş veya isnat üstü kapalı geçiştirilmiş olsa bile, eğer niteliğinde ve mağdurun şahsına yönelik bulunduğunda duraksanmayacak bir durum varsa, hem ismi belirtilmiş ve hem de hakaret açıklanmış sayılır.

Hakaret suçunun gıyapta işlenebilmesi için kanun hakaret fiilinin en az 3 kişinin huzurunda işlenmesini şart koşmuştur. Bu bir objektif cezalandırılabilme şartı olarak düzenlenmiş olup, 3 kişi veya daha fazla kişinin huzurunda olmayan gıyapta hakareti cezalandırmamaktadır. Yani A kişisi arkadaşları C ve D’nin yanında mağdur B’ye yönelik hakaret içerikli sözler söylerse gıyapta hakaret suçu oluşmaz zira 3 kişinin şahitliği söz konusu değildir. Son olarak mağdur veya fail söz konusu 3 kişinin içinde sayılmamaktadır. Zira mağdur dahil olsa zaten gıyapta hakaret değil kişinin yüzüne karşı hakaret olacaktır. Benzer şekilde TCK m.130’a göre bir kimsenin vefatının ardından o kişinin ardından 3 kişiyle ihtilat ederek hakaret eden kimse 3 aydan 2 yıla kadar hapis cezası veya adli para cezası ile cezalandırılmaktadır. Bu ise ‘’Kişinin hatırasına hakaret suçu’’ olarak düzenlenmiştir.

Hakaret suçunun alenen işlenmesi ise kanun koyucu tarafından cezayı arttıran bir nitelikli hal olarak düzenlenmiş olup, gıyapta hakaretten farklı şartların varlığı aranmaktadır. Zira hakaretin alenilik niteliğini haiz olabilmesi için ortamda başka şahısların bulunması yeterli olmamakta, bununla birlikte hakaret fiilinin belirlenemeyecek sayıda şahıs tarafından işitilme, görülme ve algılanma ihtimalinin bulunması şartı da aranmaktadır. Bu itibarla kişilerinin erişiminin kısıtlı olduğu ortamlarda suçun bu şeklinin işlenmesi beklenemez. Suçun bu halinin cezası ise ilk fıkradaki ceza miktarının 1/6 oranında arttırılması ile yaptırıma tabi tutulmuştur.

Diğer nitelikli hallerden bazıları ise şu şekildedir:

Hakaret suçunun;

Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı,
Dini, siyasi, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya çalışmasından, mensup olduğu dinin emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı,
Kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle,

İşlenmesi olarak sayılabilir. Kanun, anılan hallerde verilecek cezanın 1 yıldan az olamayacağını düzenlemiştir.

Nitelikli haller konusunda son olarak söz konusu suçun kurul halinde çalışan kamu görevlilerine karşı işlenmesi halinde suç, kurulu oluşturan üyelere karşı işlenmiş sayılır. Ancak hemen belirtmek gerekir ki kanun burada zincirleme suç hükümlerinin uygulanacağını belirtmiştir.

Söz konusu nitelikli hallerin tamamı bakımından re’sen(kendiliğinden) takip söz konusudur. Yani takibi şikayete bağlı değildir. Aynı şekilde uzlaştırma süreci de söz konusu olmayacaktır.

Hakaret suçunun whatsapp, e-mail, kısa mesaj(SMS), telefon konuşması, mektup veya sosyal medya uygulamalarının (instagram, facebook, twitter vb.) direk mesaj (DM) yolu gibi iletişim vasıtaları kullanılarak iletiyle işlenmesi durumunda da hakaret suçu temel haliyle kişinin yüzüne karşı işlenmiş gibi cezalandırılır. Yani 3 aydan 2 yıla kadar hapis cezası veya adli para cezası ile cezalandırılmaktadır.

Hakaret suçu bakımından hakkında cezai süreç başlatılan faile belirli şartların varlığı halinde isnadını ispat etmek suretiyle ceza almaktan kurtulmak gibi bir imkan tanınmıştır. TCK m.127’de yer verilen söz konusu düzenlemeye göre ‘İsnat edilen ve suç oluşturan fiilin ispat edilmiş olması halinde kişiye ceza verilmez. Bu suç nedeniyle hakaret edilen hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı verilmesi halinde, isnat ispatlanmış sayılır. Bunun dışındaki hallerde isnadın ispat isteminin kabulü, ancak isnat olunan fiilin doğru olup olmadığının anlaşılmasında kamu yararı bulunmasına veya şikayetçinin ispata razı olmasına bağlıdır.’’

Ayrıca belirtmek gerekir ki kanunumuz iddia ve savunma dokunulmazlığıyla bağlantılı olarak gerçek ve somut vakıalara dayanmak ve uyuşmazlıkla bağlantılı olmak şartıyla yargı mercileri veya idari makamlar nezdinde yapılan yazılı veya sözlü başvuru, iddia ve savunmalar kapsamında, kişilerle ilgili olarak somut isnatlarda ya da olumsuz değerlendirmelerde bulunulması halinde, ceza verilmeyeceğini düzenlemiştir.

Nihayet hakaret suçu konusunda üzerinde durulacak son husus ise hakaret suçu bakımından özel bir haksız tahrik düzenlemesi sayılabilecek olan TCK m.129’da yer verilen ‘’haksız fiil nedeniyle veya karşılıklı hakaret’’ maddesidir. Söz konusu maddede sırasıyla; hakaret suçunun haksız bir fiile karşı işlenmesi, hakaret suçunun kasten yaralamaya karşı tepki olarak işlenmesi ve son olarak hakaret suçunun karşılıklı olarak işlenmesi durumları düzenlenmiştir. İlk durum olan haksız fiile karşı işlenme halinde ceza üçte birine kadar indirilebileceği gibi ceza verilmekten de vazgeçilebileceği düzenlenmiştir. İkinci durumda yani kasten yaralamaya karşı tepki olarak işlenmesi halinde ceza verilmeyeceği düzenlenmiştir. Ve nihayet üçüncü ve son durum olan karşılıklı işlenme halinde ise olayın mahiyetine göre, taraflardan her ikisi veya biri hakkında verilecek ceza üçte birine kadar indirilebileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebileceği düzenlemesine yer verilmiştir.

Bu teknik detaylar göz önünde bulundurulduğunda ister Mağdur/müşteki/katılan isterse de şüpheli/sanık fark etmeksizin her iki taraf bakımından da hakların etkili bir biçimde korunabilmesi ve ileri sürülebilmesi için bir ceza avukatından yardım alınması gerekmektedir.

Mersin Ceza Avukatı Olarak Hizmetlerimiz

Şikayet dilekçesinin ve eklerinin hazırlanıp, şikayet başvurusunun yapılması
Kollukta ve Savcılıkta ifade alınması sırasında hazır bulunulması
Savcılıklarca verilen ‘’takipsizlik (Kovuşturmaya Yer Olmadığına dair Karar) kararları’’na itiraz edilmesi
Sulh Ceza Mahkemelerinde sanık müdafi ve müşteki-katılan vekili olunması
Asliye Ceza Mahkemelerinde sanık müdafi ve müşteki-katılan vekili olunması
Ağır Ceza Mahkemelerinde sanık müdafi ve müşteki-katılan vekili olunması
‘‘Tutuklama kararları’’ ve ‘‘Koruma Tedbirleri’’ne itiraz edilmesi
İstinaf ve Temyiz dilekçelerinin hazırlanması
Cezaevinde tutuklu ve hükümlü ziyaretleri yapılması
İç hukuk yolları tüketilmiş olan dosyalar için ‘’Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru’’ ve sonrasında ‘’Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne bireysel başvuru’’ yapılması

Mersin’de çalışmalarına devam eden Denizcioğlu Hukuk Bürosu’na ve ceza avukatı kadromuza iletişim sayfamızdan ulaşabilirsiniz.

Makaleler

Mersin Şantaj Suçu Avukatı

Taksirle Yaralama Suçu Avukatı